KIZLAR BEKAR ERKEKLERE TALİP
YAŞAR EYİCE
*- ÇOK DÜŞÜNMELİ
Aklımın almadığı bir konuyu Derya Baykal’ın
‘Hayata Dair’ konulu mutfak programında da rastladım.
Anne- oğul iki aşçı vardı programda.
Delikanlı’ya Derya Baykal sordu, ‘evlenince eşine
de bu yemekleri yapacak mısın?’
Yanıt olumlu;
‘Annemden bunun için öğreniyorum…’
Anladığım kadarıyla bir lokantaları var, anne-
oğul semte hizmet veriyor.
Genç sanatçıları takip etmediğim için tanımıyorum.
Karşıyakalı Sarışın’a ‘Sanatçı ya da oyuncu falan
mı?’ diye sordum…
Olmadığını öğrendim…
Aileye yardım eden bir aşçı gencimiz…
Şimdi asıl konuya, noktaya geliyorum:
Geçenlerde sosyal medyada kendisinden söz edilmiş…
‘Eeee ne var bunda?’ değil mi?
Onlarca mektup almış bu genç…
Yüzde 99’u ‘evlenme teklifi!’ imiş…
Gülümseyerek anlattı…
Bu bir şey değil!
Geçenlerde iki büyük çocuklu arkadaşımın eşi vefat
etti.
Bir iki gün önce 42’sinde aradım.
Böyle durumlarda ne diyeceğimi bilemiyorum.
Sabır diledim.
Bu arada öğrendiklerimi nakledeyim, siz de şaşkına
dönün!...
Birkaç kadın aramış, eşini yeni kaybeden
arkadaşımı…
‘Biz seninle evleniriz!’ demişler…
Bir iki kişi de yolda önünü kesip, ‘Yalnızlık
Allah’a mahsustur. Seni evlendirelim…’ diyerek ‘Helal süt emmiş’ akrabalarından
söz etmişler.
Şaka değil gerçek…
Benim gibi kendisi de şaşırmış ve ‘Aklımın ucundan
geçmeyecek, teklifler…’ dedi.
Bazısı da, kendisiyle kalacak, evin temizliğinden
tutun da, sofrayı hazırlayacak tanıdıkları olduğunu anlatmış, önermişler.
Bu yazdıklarım şaka değil, gerçek…
Ne günlere kaldık, ya da geldik, değil mi?
*- GÖNLÜMÜZÜ ISITTI
Seyran isimli bir vatandaşımız yazmış:
“Çatımı tamir etmesi için bir adam tuttum.
Aldığım en ucuz teklif oydu.
Eskimiş bir kamyonetle geldi. Üç gün boyunca
aralıksız çalıştı, günde 12 saat, kavurucu güneşin altında.
Son gün, ona bir çay büskivi vermek için yukarı
çıktım.
Oluktan bir yavru kuş yuvasını dikkatle
çıkardığını gördüm.
Çoğu adam onu sadece çöpe küreklemiş olurdu.
Hurda kiremitlerden küçük bir barınak yapmıştı ve
yuvayı yakındaki bir ağaca nazikçe taşıyordu, sağlam olduğundan emin olarak.
‘İşleri yavaşlattığım için üzgünüm,’ dedi, terini
silerek.
Onları kovamazdım.
Bu adama baktım — nasırlı eller, güneş yanığı
boyun, asgari ücretle çalışan.
‘Bana fazladan bir gün ücretini yansıt!’ dedim.
‘Neden?’
‘Çevre koruma ücreti.!’
Güldü.
Parasını verdim, 2000 ₺ daha ekledim.
Geri vermeye çalıştı.
‘Tut,’ dedim.
‘İyi zanaat bulmak zor.
İyi bir kalp bulmak ise daha da zor.’
Karakter, kimsenin izlemediğini düşündüğünde
yaptığın şeydir.
Seyran Hanım yazıyı yeni paylaştı.
Yani kış günü…
Ya bir yerde okudu, ya da aklından geçenleri
hikaye etti.
Yani kaleme döktü…
İlkokullarda okutulacak cinsten…
Ama bizleri de güzelliklere götürdüğü düşündürdüğü
için güzel bir iletişim.
Biliyorsunuz, sosyal medyada çok rastlarız, yaşlı
bir sokak satıcısının ya da bir üretecimizin fotoğrafı kullanılır.
Acıtasyon yapılarak, istenilenin üzerinde ödeme
yapmamız istenir.
Görüntüye göre istek doğru…
Düşünce doğru…
Ama o kadar…
*- MERAKLI VE İLGİLİSİ ÇOK FAZLA
Uzmanlardan öğrendim…
Her zaman söylüyorum, ben bu konulardan
anlamıyorum.
Ama 10 yaşındaki torunum bile uzman gibi, aklıma
takılanları ona soruyorum.
Gençlerimiz, iş insanlarımız, hatta meraklılar ve
yapay zekadan yararlananlar için derledim:
“Brantial ile ‘AI görünürlüğünü’ artırmanın 5 etkili yolu!.’
Yapay zeka arama motorlarında görünür olmak artık
bir şans faktörü değil, veri odaklı bir mühendislik sürecidir.
Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen yapay zeka
görünürlük platformu Brantial, markaların sadece ChatGPT veya Perplexity'de
"bahsedilmesini" sağlamakla kalmaz; bu süreci ölçülebilir,
kıyaslanabilir ve optimize edilebilir bir stratejiye dönüştürür.
*- HANGİ SORULARA YANIT ARANIR?
Yapay zeka ekosistemine adım atarken yapılan ilk
ölçüm, markanızın dijital dünyadaki "otopsisi" gibidir.
Brantial panelini ilk kez açtığınızda karşınıza
çıkan veriler, klasik SEO raporlarının aksine, yapay zekanın markanızı bir
"bilgi otoritesi" olarak mı yoksa "sıradan bir ticari
oyuncu" olarak mı kodladığını gösterir.
İlk ölçümde sadece "kaç kez göründük?"
sorusuna değil, markanızın AI tarafından nasıl bir bağlama oturtulduğunu
anlamaya yönelik şu derin sorulara yanıt aramalısınız:
*- GİRİŞİMCİLERE
Bilişsel görünürlük payımız nedir?
Yapay zeka, sektörünüzle ilgili soruların yüzde
kaçında markanızı bir çözüm ortağı olarak sunuyor?
Bu oran, markanızın AI zihnindeki "pazar
payını" temsil eder.
Varlık (Entity) Netliği Sağlanmış mı?
AI, markanızı doğru kategoriyle mi eşleştiriyor?
Örneğin, bir teknoloji markası olmanıza rağmen AI
sizi sürekli "indirimli ürünler" kategorisinde anıyorsa, bu bir
içerik stratejisi krizidir.
Bilgi Doğruluğu (Accuracy Rate) Yüzde Kaç?
AI markanız hakkında "halüsinasyon" mu
görüyor?
Eski fiyatlar, yayından kalkmış servisler veya
yanlış şirket vizyonu AI yanıtlarına sızmış mı?
*- VAR OLABİLMEK
Hangi sorgularda görünüyorsunuz, Hangilerinde hiç
yoksunuz?
Brantial, sorguları sadece anahtar kelime olarak
değil;
"Bilgi Alma", "Kıyaslama" ve
"Karar Verme" niyet kümeleri olarak ayırır.
Görünürlük Boşlukları: Markanızın
"Nedir?" sorularında çıkıp, "En iyisi hangisi?" sorularında
rakibinizin gerisinde kalması, içerik stratejinizde "ikna edici
katman" eksikliğini gösterir.
Fırsat Analizi: Hiç görünmediğiniz ancak
sektörünüz için kritik olan "Yüksek Niyetli" sorguları Brantial ile
tespit ederek ilk içerik yatırımınızı buraya yönlendirebilirsiniz.
*- ChatGPT ve GOOGLE GEMİNİ
Hangi platformlar marka görünürlüğünü daha çok
etkiliyor?
Tüm yapay zeka araçları markanıza aynı oranda
değer katmaz.
2026 yılı itibarıyla yapay zeka pazarının devasa
bir bölümü, kullanım oranları ve kullanıcı alışkanlıkları nedeniyle iki ana
kutupta toplanmıştır: ChatGPT ve Google Gemini.
İlk ölçüm sırasında, markanızın bu iki
"dev" üzerindeki performansına öncelik vermelisiniz; çünkü genel
kullanıcı kitlesinin büyük bir kısmı aradığı yanıtlara bu kanallardan
ulaşmaktadır.
*- PAZARIN LOKOMOTİFİ
ChatGPT (Pazarın Lokomotifi): OpenAI tarafından
geliştirilen ChatGPT, %60'ın üzerindeki pazar payı ile markanızın en çok
sorgulandığı alandır. Burada görünür olmak, markanızın genel
"bilinirlik" ve "insan benzeri tavsiye" skorlarını doğrudan
belirler.
Kullanıcıların markanızı bir "uzman"
gibi sorması ve ChatGPT’nin sizi bir "çözüm ortağı" olarak sunması,
dijital itibarınızın temelidir.
Google Gemini (Arama Entegrasyonunun Gücü): Google’ın
tüm ekosistemine (Arama, Android, Dokümanlar) entegre olan Gemini, aylık 750
milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaşarak ChatGPT ile arayı hızla kapatmıştır.
Gemini üzerindeki görünürlüğünüz, doğrudan
Google’ın güven sinyalleriyle (E-E-A-T) ilişkilidir.
Gemini’da "referans" olarak gösterilmek,
klasik arama sonuçlarındaki gücünüzü yapay zeka çağına taşıdığınızın en somut
kanıtıdır.
Diğerlerinin Rolü (Perplexity, Claude, Meta AI):
Perplexity gibi araçlar daha çok "araştırma" ve "kaynak
doğrulama" odaklı niş kitlelere hitap ederken; Meta AI
(WhatsApp/Instagram) "günlük sohbet içi keşiflerde" etkilidir. Ancak
stratejinizi kurgularken, "aslan payını" elinde tutan ChatGPT ve
Gemini üzerindeki hakimiyetiniz, diğer platformlardaki başarınızı da tetikleyen
bir "domino etkisi" yaratacaktır.
Brantial, bu platformlar arasındaki kullanım
yoğunluğunu ve markanızın her birindeki farklı "algılanma skorunu"
yan yana getirerek, eforunuzu hangi platforma (Örn: "Daha çok ChatGPT
kullanıcıları bizi merak ediyor") harcamanız gerektiğini net bir şekilde
ortaya koyar.
*- GERÇEKTEN UZUN SÜRÜYOR
Büyük dev şirketlere karşı dava kazanılır mı?
Baksanıza evladı trafik kazasında ölen anne bile
baba ve diğer müştekilerden sonra ‘Haklarımı aldım!’ diyerek şikayetinden vaz
geçti.
Karşısında güçlü birisi vardı…
O güçlü kışının kızı trafik kazası yapmıştı.
Benim ele alacağım, dev şirketin önemli bir üst
yöneticisi ile olan anlaşmazlığı…
Konuyu avukat- arabulucu Ezgi Erkin Kozanlı
anlatıyor:
“Her zaman hızlıca biten dosyaları anlatmayacağım,
gerçekleri konuşmak daha kıymetli.
Müvekkilin iş akdinin feshedildiği tarih, 2015.
Üst kademelerde biri olduğundan, feshi kabullenip
hakkını aramaya karar verişi, 2019.
Davayı açıyorum,
Kolay bir dava değil.
Karşımda telekomünikasyon devi bir şirket var.
Müvekkil aleyhine iç denetim raporu var.
Ama raporda eksikler var.
Eksikleri dosyanın gündemine koyuyorum.
Müvekkil hatalı, ama fesih ölçüsüz.
Orantılılıktan bahsederek ve davalının zarara
uğramamış olmasına tutunarak yapıyorum davamın çatısını.
Kazanıyorum!
Yıl oluyor, 2021.
Dosya İstinafa gidiyor,
Kazanıyorum.
Yıl oluyor, 2025
(Temyiz sınırının üstünde bir dosya)
Dosya Yargıtay’a gidiyor,
Kazanıyorum
Yıl oluyor, 2026
Yani; fesihten 11 yıl; davadan 7 yıl sonra
KAZANIYORUM.
Korkmayın, kıdem tazminatına bankalarca mevduata
uygulanan en yüksek faiz uygulanıyor.
Hak kaybı yok.
Ama zor, meşakkatli, kırılma noktaları çok olan
bir dosyaydı; davalı şirket ülkenin en büyük şirketlerinden biriydi.
Uzun sürdü.
Gerçekten çok uzun sürdü.
Umut ediyorum yeni Adalet Bakanı’nın sözleri
gerçek olur ve biz bu ülkede adaletin hızlıca tecelli etmesine de alışırız…”
Avukat Ezgi hanım çok genç,,,
Yani dosyaları iyi okuyup açık bulmuş.
Okumadan olmaz…
Çalışmadan olmaz…
‘Başaracağım’ demeden de başarılmaz…
Bunun örneğini gördüğüm için paylaştım…
Çok davam oldu…
Öyle ki, sabahtan öylene kadar sırayla bütün
davalar benimle ilgili olanlar vardı.
Ben de hep kazandım…
Çünkü okuyordum…
Düşünüyordum..
Usulünü biliyordum…
Ama bir zamanların Adallet Bakanının makalesini
yazdığım gibi, karakoldan, adliyeden, mahkemeden, savcıdan, hakimden korkmayan,
çekinmeyen, yoktur…
Allah düşürmesin, denir…
Ben de yalnız cezaevlerine değil, mahkemelere de
kimsenin düşmemesini temenni ediyorum…
*- BAŞKASINDAN ÖNCE
Duyduk duymadık demeyin!
‘Haberimiz olmadı!’ diyenler için kaleme alıyorum;
“Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesi
başlıyor!”
Verilen bilgiye göre:
Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek
Projesi, kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek,
gençlerimizi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı
üretimi daha kârlı hale getirmek amacıyla hayata geçirilmektedir.
Projenin temel yaklaşımı şöyle anlatılıyor:
“Bu uygulamada yalnızca sayı artışı
hedeflenmemekte; verim, uyum ve sürdürülebilirlik esas alınmaktadır.
Dağıtımlar, ülkemizin bölgesel yetiştiricilik
gerçekleri dikkate alınarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık
küçükbaş ırkları üzerinden planlanacaktır.
Dağıtılacak ırklar ile dağıtım bölgeleri/illeri ve
başvuru şartlarına ilişkin nihai çerçeve HAYGEM tarafından belirlenecek ve ilan
edilecektir.
Proje; TİGEM'in damızlık güvencesi ve Ziraat
Bankası'nın finansman imkânları ile yürütülecektir.
Proje kapsamında dağıtılacak hayvanlar, TİGEM
işletmelerinde yetiştirilen hayvanlardan temin edilecektir.”
- Proje uygulaması 2026–2028 yıllarını kapsayan 3
yıllık bir programdır.
- Program boyunca toplam 150 bin baş küçükbaş
hayvan dağıtımı öngörülmektedir.
- Dağıtılacak hayvanlar TİGEM işletmelerinde
yetiştirilen en az 6, en fazla 18 aylık hayvanlardan olacaktır.
- Hak sahibi her üreticiye 95 dişi + 5 erkek olmak
üzere toplam 100 baş küçükbaş hayvan temin edilecektir.
- Kadın ve gençler ile meslek mensupları
(Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi) önceliklendirilecek.
Başvurular Nisan 2026 tarihinde başlayacak.
*- BELEDİYENİN HABERİ YOK
İzmir Büyükşehir Belediyesi bir gün ara ile yine
bir “Zorunlu açıklama’ yaptı.
Açıklama şöyle:
“İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bazı
taşınmazlara, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmak istenmesi ve
belediyemizin haklarını korumak için yürüttüğü hukuki mücadele, kamuoyunun
gündemindedir. Konuyla ilgili yanlış bilgilendirmelerin önüne geçmek için bir
açıklama yapılması zorunlu hale gelmiştir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından belediyemize
ait taşınmazlarına el koyma yönündeki girişimler 2025 yılının ekim ayında
başlatılmıştır. Belediyemiz ve İzmir halkı için tarihi önemdeki üç binamız,
tarafımıza hiçbir bilgi verilmeden tapu müdürlüklerine yapılan başvurular ile
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirilmiştir.
*- TARİHİ BELGELER
Vakıflar Genel Müdürlüğü, işlemlerinin Vakıflar
Yasası’nda yer alan ve temelde kültür varlıklarını korumaya hizmet etmesi
gereken bir maddeye dayandığını iddia etmektedir.
Bu yasa hükmü, vakıf yoluyla meydana getirilen
kültür varlıklarının tekrar Vakıflar adına tescil edilebilmesini mümkün
kılmaktadır.
Belediyemizin en önemli itirazı şudur:
‘Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği,
tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır.
Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri
gerekçe gösterilerek ve oldubittiye getirilerek belediyemizin yani İzmir
halkının malına el konulamaz. Yapılan işlemler, Vakıflar Kanunu’nun ilgili
hükmüne de aykırıdır, hukuksuzdur.
*- HEMEN ÖNCE
Üstelik bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce
bedelleri de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödenerek sicilden silinmişken her
nasılsa el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü yürüttüğü hukuksuz
süreçle tâbi olduğu Vakıflar Kanunu’nu ihlal ettiği gibi Anayasa tarafından
koruma altına alınmış mülkiyet hakkımızı da ihlal etmektedir.
Söz konusu taşınmazlardan Meslek Fabrikası’nın,
belediyemiz mülkiyetine geçişi 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün
imzaladığı kararnameye dayanmaktadır.
Meslek Fabrikası, İzmir tarihinde farklı
işlevlerle kullanıldıktan sonra belediyemizce aktarılan ciddi kaynaklarla, özel
projelerle restore edilerek bugünkü cazip haline gelmiştir. Konumu ve yapısal
özellikleriyle İzmir’in göz bebeği olan bu bina İzmirlilerin parasıyla bugünkü
durumuna gelmiştir.
Meslek Fabrikası yalnızca tarihi bir yapı değil;
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretim, meslek edindirme ve istihdam odaklı
sosyal politika anlayışının merkezidir.
Kurulduğu günden bu yana 29 merkezde 5 bin 800
kurstan tam 145 bin 77 kursiyer yararlanmıştır.
Tarihi binadaki Halkapınar Kurs Merkezi'nde
2016’dan bu yana 531 kurstan 13 bin 149 kursiyer mezun olmuştur.
37 bin 44 kişi açık iş ilanı bulunan firmalara yönlendirilmiş,
2 bin 694 kişi hayatında yeni bir başlangıç yapmıştır. Dijital Gençlik
Merkezi’nde ise 385 genç, geleceğin dünyasına dijital yetkinliklerle
hazırlanmıştır ve bu sayı giderek artmaktadır.
*-











Yorumlar
Yorum Gönder