NE İŞİN VAR SOSYAL MEDYADA?

YAŞAR EYİCE *- GİT BAŞIMIZDAN Anlamakta zorluk çektiğim konulardan biri de şu; Tanımadığın biri sizinle sosyal medyada arkadaş olmak istiyor. Ama bakıyorsunuz, mesajlar ve aramalar uçtan uça şifrelenmiş! Sözde kendini korumaya almış! Facebook grupları için Topluluk Sohbetleri, işletme mesajlaşma araçlarını kullanan işletmelerle veya hesaplarla sohbetler ve Marketplace sohbetleri gibi bazı ürünler şu anda uçtan uca şifrelemeyi destekliyor. Bunu kabul ediyorum. Uçtan uca şifrelenmiş mesajlar ve aramalar, gönderilenleri siz ve iletişim kurduğunuz kişilerin dışında hiç kimsenin, hatta Meta'nın bile görmemesini veya dinlememesini sağlıyor. Bu da güzel! Şikâyet ve isteğe bağlı özellikler için sizin ve sohbetteki birinin mesajları Meta ile paylaşmayı seçebileceğinizi unutmayın. Uçtan uca şifrelenmiş bir konuşmadaki her bir cihaz, konuşmayı korumak için kullanılan özel bir anahtara sahip. Uçtan uca şifrelenmiş bir konuşmada bir mesaj gönderdiğinizde, cihazınız gönderirken mesajı kilitler. Bu mesajın kilidi yalnızca konuşmanın anahtarlarından birine sahip olan bir cihaz tarafından açılabilir. Bu özel anahtarlara sahip olan kişilerin dışında kimse mesajlara veya aramalara erişemez. Uçtan uca şifrelenmiş konuşmalarda sadece siz ve konuştuğunuz kişiler benzersiz ve eşleşen anahtarlara sahip. Yani; Eh be kardeşim, madem bunları uygulayacaktın, yani kendini şifreleyeceksin ne işin var sosyal medyada? Ben değil, sen ‘arkadaş olmak’ istiyorsun? Son zamanlarda öğrendim; Birçok kişi, “laf olsun diye” sıradan her kişiyi ‘arkadaşlık’ öneriyor… Ne bir görüşü var, ne bir konu hakkında fikri, ne bir olumlu paylaşımı? Ne?...Ne?..Ne? Ne işin var sosyal medyada? Ne okumayı, ne yazmayı, ne paylaşmayı biliyorsun? Daha açık söyleyeyim: ‘Defol git be kardeşim!’ Bazıları ‘Davranış biçimi!’ diyerek normal karşılıyor… Herkes serbest görüşteymiş! İşte ben de bunu kabul edemiyorum… İlişki ile ilgili şunlar varmış? Lovebombing, gaslighting, ghosting… Bunları açacak değilim… Yani gidin kendinize yeni kapılar bulun, bulabilirseniz… Bunu bu konuda çok şikayet aldığım için yazdım… Doğruya doğru, eğriye eğri işte!... *- KADIN DOSTU MİKROP! Yakın zamanda, İzmir’in tanınmış bir şovmeni, sahne sanatçısı ‘Mikrop!’ var. Mikrop’un yani Hikmet Durmuş’un takipçilerinin sayısını belki kendisi de bilmiyordur. Kadın dostudur, sevgili Hikmet Durmuş… Yeri gelmişken, ‘Kadın dostu’ deyince öncelikle şunları söyleyeyim: Karşıyaka’dan dayanışma çağrısı geldi; Şöyle deniliyor: “Şiddete karşı ses çıkar!” Karşıyaka Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde, iki önemli etkinlikle farkındalık yaratacak. Tüm vatandaşların katılımına açık olan “Şiddete Karşı Ses Çıkar!” yürüyüşü, saat 15.00’da belediye ana hizmet binası önünden başlayacak. Ellerinde pankartlarla Çarşı içerisinden sahile devam edecek katılımcılar; Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı’na ulaşacak. Saat 15.30’da da Anıt önünde yüzlerce kişi el ele vererek “Dayanışma Zinciri” oluşturacak. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın da katılacağı etkinliklerde “Şiddete Hayır” mesajları verilecek, eşitlik ve adalet çağrıları yapılacak. *-KARARLILIKLA MÜCADELEYE DEVAM İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli’ye bu önemli konuda söz vermeden geçemem! Bakın Işınsu Kestelli ne diyor? “Son yıllarda, kadına yönelik şiddetin önünü alabilmek adına hem kural koyucular, hem de sivil toplum kuruluşları tarafından önemli adımlar atılmasına rağmen bu yönde kayda değer bir mesafe alınabildiğini söylememiz zor maalesef. Ülkemizde: • 2021’de 280 kadın cinayeti, 217 şüpheli ölüm; • 2022'de 334 kadın cinayeti, 245 şüpheli ölüm; • 2023'te 315 kadın cinayeti, 248 şüpheli ölüm; • 2024’te 394 kadın cinayeti, 258 şüpheli ölüm gerçekleşti. 2025’in ilk 10 ayında erkekler tarafından 198 kadın öldürülürken, 213 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Son altı yılda şüpheli kadın ölümleri yüzde 96 arttı ve bu yıl ise ilk kez şüpheli kadın ölümleri, erkekler tarafından öldürülen kadın sayısını geçti. Her üç günde iki kadın şüpheli şekilde hayatını kaybediyor. Bu da alınan tüm önlemlere, sürdürülen farkındalık çalışmalarına rağmen hâlâ bir yerlerde takılıp kaldığımızın ya da bazı şeyleri yeterince iyi yapamadığımızın bir göstergesi. Eksikliklerimizin neler olduğuna dair teşhislerimizi objektif olarak ortaya koyabilirsek, bunlara önlem oluşturmak da o kadar etkili olacaktır. *-HATALAR BELİRLENMELİ Tüm dünyada “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak kabul edilen 25 Kasım tarihi vesilesiyle bazı şeyleri gözden geçirerek ve hatalarımızı tespit ederek bu konudaki mücadeleyi kararlılıkla sürdürmemiz gerektiğine inanıyorum. Özellikle, kanunların olması gerektiği gibi uygulanmaması ve haksız indirimler nedeniyle cezasızlık algısının artmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Ayrıca koruma kararlarının eksiksiz uygulanması ve sosyal destek mekanizmalarının artırılması şart. Erkeklerin kadınların yaşam tarzına müdahale ettikleri baskılama ve kontrol etme kültürünün derinleşmesinin de eğitimle aşılması için adımlar atılmalı. İzmir Ticaret Borsası olarak, 2017 yılında dahil olduğumuz İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi (BADV) ile iş dünyasında kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak ve kadınların çalışma ortamlarını iyileştirerek iş yaşamında daha etkin rol alabilmelerini sağlamak amacıyla faaliyetler yürütmeyi aralıksız olarak sürdürüyoruz. Bizler, değişimin kararlı bir mücadelenin sonunda geleceğine inanıyor ve bu yönde atılan her adımın destekleyicisi ve takipçisi olmaya devam ediyoruz.” Şimdi yine Şovmen Hikmet Durmuş’a (Mikrop) dönelim… *-ATEŞLEME GÖREVİ Belirtmiştim İzmirli Şovmen Hikmet Durmuş’un sayısız takipçisi ve hayranı var… Nerede iyilik, dostluk, hayır işleri varsa, bir zamanlar Maksim ve Akasyalar’ın yöneticisi ünlü Gazinocu Atalay Noyaner olduysa şimdi onun yerini Mikrop Hikmet almış durumda. Geçenlerde sesli ve görüntülü olarak bir çalışan kadınımızın feryadını yayınlamıştı. Ben de kendilerine destek vermek için köşemde sözünü ettim, uzunca… Özetle, Ulaştırma Bakanlığına sesleniyor bu işçi kardeşimiz ‘Yapmayın, etmeyin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile anlaşın, İzban’ın bilet fiyatlarının indirilmesini sağlayın’ diyordu. Hesabına göre yol parası ödemekten, ev kirasından tutun da elektrik, su, doğalgaz ödemelerini yapamaz durumda olduklarını anlatıyordu, bu garip insanımız.. Çok üzülmüştüm… Sanki tersini söylemişti! Ulaştırma Bakanlığı hemen sonra TCDD İzban’a, ‘Ray kullanma ücretlerini arttırdığını’ açıkladı. Bir açıklama da Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’dan geldi; ‘Bakanlık zam yapmasın, biz de hemen 90 dakika tek bilete sistemini geri getirelim…’ Bu şu demek: İzmir’de bir biletle, bir buçuk saat içinde tüm toplu ulaşım araçlarından fark ödemeden inip- binip kullanırsın… Harika! Yani vatandaşa büyük mali destek… Şöyle düşünün; son beş dakikada, yani 85’nci dakikada İzmir’in bir ucundan diğer ucuna giden (Menemen’den Gaziemir’e) İZBAN’ı ya da ne bileyim Karşıyaka- Bostanlı körfez vapurunu kullan… Şimdi bu akşam şu haber geldi: *- YOKTAN, ÇOK DAHA İYİ… İZBAN’da indirim, ulaşımda ‘genç tarife’ dönemi başladı… İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay idaresinde toplanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde alınan karar doğrultusunda İZBAN’ın ücret tarifelerinde indirim yapılırken, öğrenci kartlarına ilişkin önerge kapsamında ise 7-26 yaş arası yurttaşların “genç” ibaresiyle oluşturulacak tarife üzerinden toplu ulaşım indiriminden yararlanması kararlaştırıldı. Başkan Tugay bu kararla okula gidemeyen gençlerin de indirimli ulaşım hizmetinden faydalanmasının önünü açtıklarını söyledi. 1 Aralık itibariyle hem İZBAN ücret tarifelerinde indirim olacak hem de 7-26 yaş arası bireyler için “Genç İzmirim Kart/Genç Abonman İzmirim Kart” uygulaması yürürlüğe girecek. “Toplu Ulaşım Fiyat Tarifesi” tablosunda yer alan tüm “öğrenci” ibareleri “genç” olarak değiştirilecek ve bu yaş grubu toplu ulaşım indiriminden yararlanacak. Oy çokluğu ile alınan karara göre 1 Aralık itibariyle tam bilet 30 TL, öğrenci bileti 12,5 TL olacak. Kilometre başı fiyatlarda ise 20 kilometreden sonra kilometre başına tam biletlerde 1,17 TL, öğretmenlerde 0,525 TL ve öğrencide ise 0,50 TL ek ödeme yapılacak. Mecliste ayrıca öğrenci biletlerinde yaş sınırı konusu da gündeme geldi. Sosyal devlet ilkesi, fırsat eşitliği, ekonomik destek ve toplu ulaşım hizmetine erişimde adalet bakımından gündeme gelen önerge, oy çokluğu ile kabul edildi. *-KARARA GÖRE Alınan karara göre artık 7-26 yaş arası kişiler için “Genç İzmirim Kart/Genç Abonman İzmirim Kart” uygulaması yürürlüğe girecek. Bu doğrultuda 1 Aralık tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Toplu Ulaşım Fiyat Tarifesi” tablosunda yer alan tüm “öğrenci” ibareleri “genç” olarak değiştirilecek, tarifede yer alan “30 yaşından gün almamış öğrenciler faydalanabilir” ibaresi “7 yaşından gün almış, 26 yaşından gün almamış kişiler faydalanabilir” olarak değişecek. Böylece 7-26 yaş arası tüm gençler, indirimli toplu ulaşım tarifelerinden yararlanabilecek. *- TÜRKİYE’NİN EN UCUZ ŞEHRİ Mecliste madde üzerine değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay, “25 yaş altında olan insanların büyük bölümü zaten öğrenci diye düşünüyoruz. 25 yaş altında ama öğrenci olmayanları hayal edelim. Bir insan düşünün; toplu taşıma ile okula gitmiyorsa muhtemelen bir sanayide çıraktır, kalfadır. İstediğimiz şey, herkese mümkün olan en uygun fiyatla toplu ulaşımı sağlamak. İzmir, bilet ücretleri ve 90 uygulaması ile toplu ulaşımda Türkiye’nin en ucuz şehridir. Biz ’25 yaş altındaki genç arkadaşlarımızın okula gidemeyenleri de bu indirimden faydalanmalı’ dediğimizde vicdanen iyi hissediyorum. Zaten işi olmayan, okula gidemeyen, büyük ihtimalle maddi olarak ailesine ya da başkasına bağımlı olan insanlara sosyal destek… Gerçekten para harcayacaksak bu insanlara harcayalım. Maaş alan ve toplu ulaşım indirimden faydalanmak için açık öğretime kendini kaydettirenlerdense sanayideki kalfaları, çırakları, ihtiyacı olan o çocukları bu indirimden faydalandırmayı daha doğru buluyorum” dedi. Umarım yakında daha güzel haberleri alırız. Konuyu gündeme getiren o genç çalışan kadınımızın isteği yerine gelir, bakanlık ile yerel belediye arasındaki anlaşmazlıklar çözülür. *- “ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Yine sözü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a vereceğim, konu binlerce insanımızı ilgilendirdiği içi Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gönül ister ki toplu ulaşımı ücretsiz yapalım ama toplu ulaşımda kullanılan yakıtın ÖTV’si kaldırılabilir. Keşke böyle şeyler yapsalar, biraz destek olsalar da halka daha fazla indirim yapsak, hatta ücretsiz yapsak. İZBAN’daki hat bedelinin yüksekliği gibi konular da cabası. Önümüzdeki yıllarda siz meclis üyelerimizle daha uygun fiyatları geçirdiğimiz günler olacağına inanıyorum. Bunun için çalışmaya devam edeceğiz. Bugün için kamu kaynaklarımızı birilerine daha avantajlı kullandıracaksak bunlar maddi durumu iyi olmayan gençler olsun, çocuklar olsun…” *- BASTIM KÜFÜRÜ Norveçli romancı Knut Hamsun’dan söz edelim: Yazar yaşadığı korkunç zorlukları 'AÇLIK' romanına da aktarır ve romanında anlattığı gibi; o zor günlerinde açlığını gidermek için gururunu bir kenara bırakıp ‘dilenmeye!’ çalışır ama kimse umursamaz. Sonra kasaba giderek köpekler için kemik ister ve bu kemikleri kendisi kemirerek yiyip açlığını gidermeye çalışır. Onu yollarda böyle gören bir subay ona bir miktar para verir. Yazar bu parayla bir hafta daha karnını doyurur... Romanını yazar... Kaderin cilvesine bakınız ki, yazar bu yaşadığı korkunç sıkıntıları anlattığı 'AÇLIK' isimli romanıyla dünyanın en büyük romancıları arasına girer. Ve Nobel Edebiyat Ödülü kazanır ve bir milyon dolar ödül alır... Knut Hamsun’un ‘Açlık’ kitabından alıntı: "İnsanın birazcık ekmeği olsa! Sokaklarda ısıra ısıra gidebileceği, bir küçük nefis çavdar ekmeği! Hem yürüyor, hem de bu en iyisinden çavdar ekmeğini hayal ediyordum; şimdi yemesi ne hoş olurdu! Açlık iflahımı kesiyordu; ölmeyi, yok olmayı özledim, duygulandım, ağladım. Sefaletim bitip tükenmek bilmiyordu! Ansızın sokağın ortasında durdum, vurdum ayağımı yere, bastım küfürü.? " *- ZAMANIMIZDA GEÇERLİ Marmaris’ten bir meslektaşım yazmıştı… Satır arasında değil, notlarımın arasında kalmış… Aslında konu çok önemli ve her zaman için geçerli.. Bu yüzden ama dün, ama bugün ya da yarın için diye düşünebiliriz.. Haydi birlikte okuyalım, Turizmde Fırtınalı Yaz’ı… Ege ve Akdeniz Esnafı’nın nasıl zorda olduğunu, kaldığını… Eminim ‘İyi oldu!’ diyenlerin sayıları da az değildir! “Yaz geldi ama yüzler gülmüyor. Ne esnaf mutlu, ne turist… Türkiye’nin gözbebeği Ege ve Akdeniz kıyıları, bu yaz da yine manşetlerde. Ancak bu kez sahillerin maviliği değil, ekonomik tablonun karanlığı konuşuluyor. Turizm bölgelerinde durum içler acısı. Esnaf kira, personel maaşı, vergi ve temel giderleri karşılamakta her zamankinden daha fazla zorlanıyor. Üstüne bir de kontrolsüzce artan fiyatlar ve alım gücünün dibe vurması eklenince, sezon daha başlamadan ağır bir yük haline geliyor. Peki bu tablonun sorumlusu kim? Esnaf mı? Yoksa sırtına bindirilen dur durak bilmeyen maliyet artışları mı? *- HAKSIZ KİM? Bu hesabı yapmak aslında çok da zor değil. Bir işletmenin elektrik faturası geçen yıla göre iki katına çıkmışsa, personel gideri ikiye katlanmışsa, vergiler ve denetimler daha sıkı ve maliyetli hale gelmişse, küçük esnaf ne yapsın? İşyeri kirası Marmaris’te İstanbul Boğazı’yla yarışırken, Bodrum’da bir lahmacunun 900 TL olması haber değil, sistemin bir sonucu değil midir? Ama mesele sadece fiyatlar değil. Son günlerde ulusal medyada sıkça karşımıza çıkan bazı haberler de düşündürücü. Marmaris’te bir animasyon gösterisinin “ahlak” tartışmalarıyla linç edilmesi… Bodrum’da plaj ve lahmacun fiyatları üzerinden sosyal medya linçi… Datça’da eşeklere yapılan zulüm görüntülerinin peş peşe servis edilmesi… Hepsi aynı anda, aynı bölgelerde, aynı türde haberlerle gündeme düşüyor. Tesadüf mü? Yoksa bu haberlerin arkasında başka bir “senaryo” mu var? Olayları tasvip etmiyorum!” Sanıyorum çoğunluğumuz da olayları, gelişmeleri şöyle ya da böyle tasvip etmiyoruzdur… *-

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ADAŞIM YAZMIŞ, SERİ YAZILARIN İLKİ OLABİLİR

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN! ACIM BÜYÜK! BOLU'DAKİ OTEL YANGININDA 66 İNSANIMIZI KAYBETTİK

NASIL OLUR, AKHİSAR YAĞI , AYVALIK YAĞINDAN PAHALI OLUR? İŞTE YANITI!